25 Ocak 2010 Pazartesi

EVRİM AÇISINDAN DEVRİM - İÇİNDEKİLER

DEĞERLİ DOSTLAR,
YENİ KİTABIM 23 OCAK'TA ÇIKTI. YANDA KAPAĞI, ALTTA İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜ VE ARKA KAPAK YAZISI

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ
I. BÖLÜM: HİKMET KIVILCIMLI’YI ANLAMAK
Giriş
Tarih Tezi
Osmanlı Tarihinin Maddesi
Eski TKP ve Solda Sevgisizlik Geleneği
Nazım Hikmet ve Kıvılcımlı
Yaşlı Kıvılcımlı’nın 68’in Devrimci Gençlerine Bakışı
Kıvılcımlı’nın Kürtçülüğe Tepkisi
Kemalizm ve Türk Ordusu
Strateji-Taktik ve Çalışma Tarzı
Sonuç

II. BÖLÜM: “STALİN’İ ANLAMAK”I ANLAMAK
Giriş: Stalin’in Başarıları
Komünistlerin Tasfiyesi
Stalin’in Yarattığı Sovyet İnsanı Tipi
Stalin ve Kafasındaki Sosyalist İnsan
İnsan ve Sosyalizm
Solda Güzel Gelişmeler ve Stalinizm

III. BÖLÜM: KARATANİ VESİLESİYLE MARX’I ANLAMAK
Giriş
Tüketim Ekseni
Altyapı-Üstyapı, Marksizmin Temel Yanlışları
Artı-değer, Marx ve Karatani
Sermaye Birikimi ve Emperyalizm
Diyalektik mi Transkritik mi?
Eski Bir Paralaks-Transkritik
Karatani’de Düzene Karşı Mücadele
İnsan Ne Zaman Değişir
Sonuç

IV. BÖLÜM: SOLCULAR İÇİN İNSAN DOĞASI AÇISINDAN SİYASET REHBERİ

V. BÖLÜM: İLGİLİ MAKALELER
Üç Çeşit Müslümanlık
Bir Liberal Nasıl Düşünür?
Darwinciliğin Kabulünün Önündeki En Büyük Engel
Darbe Olasılıkları ve Siyasal Lider Kişilikleri
Zeka Yetmezliğiyle Başedebilmek
Liberalizmden Kurtulma Çabaları
Şeytanın Hilesi
Bizim Çocuklar Yapamadı
Lenin Gelse Ne Yapardı?
Üç Şiddetinde Özgün Faşizm

ARKA KAPAK YAZISI

Evrim Açısından Devrim, Kaan Arslanoğlu’nun sol, sosyalizm, komünizm, Marksizm, Stalinizm, Türkiye solu ve bilim konulu çalışma ve yaklaşımlarını enine boyuna tartıştığı ve görüşlerini kristalize eden son çalışmasıdır. Hikmet Kıvılcımlı’dan Nazım Hikmet’e ve Kojin Karatani’ye, Kemal Okuyan’dan Zizek’e, üretimden tüketime ve mübadeleye dek pek çok kişi ve kavramı ele alan ve "acımasızca" eleştiren Arslanoğlu, Evrim Açısından Devrim’de “altyapının da altyapısı” biçiminde tanımladığı insan kişiliklerinin ve genetiğinin önemini evrimbilimin güncel bulgu ve yaklaşımlarıyla destekliyor, açımlıyor.

Sola, sosyalizme, Stalinizme, Marksizme ve insana dair sıradışı yaklaşımlar…


Site Meter

24 Kasım 2009 Salı

AÇILAMADIĞIMIZ AÇILIM

Değerli Dostlar,
Açılımla ilgili karşı seçeneği gündeme getiren TKP, konuyu yakın dostu aydınlara açtı. Böyle bir alternatif görüşü dile getiren, benim de katıldığım bildirinin bir özetini ve imzacılar listesini aşağıda sunuyorum. Söz konusu metin ve imzalar 15 Kasım'da e-posta yoluyla tüm medyaya iletildi. Ancak hakkında tek satır çıkmadı. Bu bile açılımın bizim ülkemizde nasıl bir aldatmaca olduğunu kanıtlamaya yeter. Aralarında dikkat ederseniz bayağı saygın ve ünlü çok sayıda ismin de bulunduğu bu birbirinden değerli (ben hariç) 180 aydının (toplam 181) karşı görüşünün demek ki herhangi bir haber değeri yokmuş!
Elbette burada kendimizi aklamıyorum hiçbir şekilde. Bizde de bir iletişim problemi var ve e-posta atıp gerisini izlememek medyayla iletişim anlamına gelmiyor. Gerçi bir yayın organında haberin çıkması için kendim devreye girdim, tüm ilişkilerimi kullandım, ama yine de başarılı olamadım :)

İŞTE METİN İŞTE İMZALAR:

Aydınlar "Türkiyeli Çözüm"de Israrcı

TKP'nin çağrısıyla çok sayıda aydının imza verdiği "Emperyalizmi Dışlayan Türkiyeli Bir Çözüm İstiyoruz" metni, Kürt açılımı tartışmaları açısından güncelliğini koruyor.
Türkiye Komünist Partisi'nin çağrısıyla bir araya gelen aydınların kaleme aldığı "Emperyalizmi dışlayan Türkiyeli bir çözüm istiyoruz" metnine imza verenlerin sayısı artıyor.

Sosyalizm bağımsız bir taraf olarak devreye girmeli
Aydınların metninde, “Kürt açılımı” üzerinden gerçekleşen kamplaşmanın tarafları, AKP'nin Amerikancı dönüşüm çizgisi, Kürt hareketinin emperyalizmle uzlaşmacı temsilcileri, milliyetçi statükocu düzen partileri olarak tarif ediliyor. Buna karşılık solun görevinin solculuğu, sosyalizmi bağımsız bir saf olarak devreye sokmak olduğu belirtilerek bahsi geçen taraflarla ittifak arayışlarının solu kişiliksizleştirme yoluyla bu hedefi zorlaştıracağına dikkat çekiliyor.

“Kürt açılımı”bölünme getirecek
Metinde, bölgemizin emperyalist yeniden biçimlendirilmesinin bir parçası olarak, AKP eliyle, Türkiye'nin Osmanlıcı, yayılmacı, İslamcı bir yeniden dönüşüme tabi tutulduğu ve “Kürt açılımı”nın de bu dönüşümün bir parçası olduğunu tespiti yapılıyor. “Kürt açılımı”nın bölünme olasılığını da gündeme getirdiğine dikkat çekiliyor ve bölünmenin kanlı bir iç savaş riski barındırdığı uyarısı yapılıyor.

Türk ve Kürt milliyetçilerine karşı
Kürt sorununun emperyalizmin pozitif rolüyle çözüme yakınlaştırıldığı fikrini reddetmek gerektiği vurgulanıyor. Bunun yanı sıra, Kürtçeyi ve Kürtleri hedef tahtasına yerleştiren burjuva milliyetçiliğine karşı çıkılırken Kürt milliyetçiliğini aklamaya yönelik tutumlar da mahkum ediliyor.

Türkiye soluna çağrı
Kürt sorununun kalıcı çözümü ve Türk ve Kürt halklarının birliği için “sosyalist solun birikiminde içerilen tezlerin ve önerilerin toplumsal düzeyde tartışmaya açılması, bu tartışmanın her tür kapitalist statükonun ötesine uzanan bir sosyalizm perspektifi temelinde yürütülmesi” önerisi yapılıyor.


İmzacılar:
Abdullah Nefes - Şair, Yazar
Abdullah Süreyya Özdemir - Emekli Sendikacı
Abidin Kırkoç - İstanbul Devlet Opera ve Balesi
Ahmet Aksüt - Avukat
Ahmet Alpay Dikmen - Doç. Dr. / Ankara Üniversitesi
Ahmet Aygün - Emekli işçi, Sendikacı
Ahmet Beyaz – Öğretim Görevlisi, Doktor / ODTÜ
Ahmet Can Bilgin - Öğretim Görevlisi, Uzman Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Ahmet Çınar - Gazeteci
Ahmet Gökalp - Belediye-İş Gaziantep Şube Başkanı
Ahmet Yıldız - Edebiyatçı
Akın Yazıcı - Operatör doktor
Ali Cenk Gedik - Yazar
Ali Yılbaşı - Haber-Sen Genel Başkanı
Alp Ergör - Doç. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Alpaslan Savaş - Sendika Uzmanı, Birleşik Metal İş Sendikası
Aşkın Süzük - Sendika Uzmanı, Petrol – İş Sendikası
Atilla Özsever - Gazeteci
Attila Aşut - Gazeteci yazar
Ayça Gürbüz - Araştırma Görevlisi / Galatasaray Üniversitesi
Aydemir Güler - Yazar
Ayhan Erdoğan - Avukat
Aylin Aras - Avukat
Aysel Tekerek - Avukat
Aytekin Yazgan - Hekim
Ayten Akbayram - Menajer
B. Sadık Albayrak - Yazar
Barbaros Tantan - Gazeteci
Barış Mengütay - Çizer
Bedriye Yıldızeli – Gazeteci
Belgin Ünal - Doç. Dr. /Dokuz Eylül Üniversitesi
Belgün Baba - Avukat
Belma Nur Kartal - Gazeteci
Bertan Onaran - Gazeteci
Beyazıt İlhan - Hekim
Bilgütay Durna - Avukat
Burak Gürbüz – Doç. Dr. / Galatasaray Üniversitesi
Bülent Cengiz - Doç Dr. / Gazi Üniversitesi
Bülent Görücü - Sinema Yazarı
Bülent Hoca - İktisatçı
Bülent Kara - Doç. Dr. / Kocaeli Tıp Fakültesi
Bülent Kılıç - Doç. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Canan Kalaycıoğlu – Doç. Dr. / Ankara Üniversitesi
Cem Coşkun - Hekim
Cem Şahan - Samsun Tabip Odası Başkanı
Cemil Koç - İşçi, Diyadin (Ağrı) DTP eski ilçe sekreteri
Cengiz Oğuz - Gümrükçü, Fotoğraf Sanatçısı
Cenk Toptaner - Avukat
Coşkun Ova Şeyhoğlu - Hekim
Cüneyt Göksu - Gazeteci
Çağrı Kınıkoğlu - Sinemacı
Çetin Büyüktaş - Örgütlenme Uzmanı, Basın-İş Sendikası
Çetin Yüksel - Avukat
Deniz Akdoğan - Sendika Uzmanı, Liman - İş Sendikası
Deniz Altun - Akademisyen
Doğan Görsev - Çevirmen
Durmuş Tiryaki - Yazar
Edip Akbayram - Müzisyen
Emel Güneş Nalçacı - Uzman Dr. / Ankara Üniversitesi
Emin İgüs - Müzisyen
Ender Helvacıoğlu - Araştırmacı, Yayıncı
Ender Özkahraman - Karikatürist
Erdoğan Özden - Hekim
Erhan Karaçay - EMO İstanbul Şube Başkanı
Erhan Nalçacı – Prof. Dr. / Ankara Üniversitesi
Erol Albayrak - İnşaat Mühendisi
Erol Eroğlu - Doç. Dr. / Süleyman Demirel Üniversitesi
Fatih Eroğlu - Haber-Sen Ankara 1 No'lu Şube Başkanı
Fatih Yaşlı - Yrd. Doç. Dr. / Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Fikri Güneri - Avukat
Gazanfer Aksakoğlu - Prof. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Gökhan Ağırbaş - Avukat
Göksel Arslan - Avukat
Gülriz Ersöz – Prof. Dr. / Ankara Üniversitesi
Hacı Tonak, Gazeteci
Hale Arık - Ar. Gör. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Handan Tunç – Doç. Dr. / Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Hasan Basri Aksoy, Hekim
Hatice Ezgi - Fotoğraf Sanatçısı
Hatice Şimşek - Hekim
Hayri Erdoğan - Yordam Yayınları Yöneticisi
Hüsnü Çuhadar Barış Derneği Yöneticisi
Iraz Akış – Ar. Gör. / İstanbul Üniversitesi
Işık Elgün - Op. Dr.
Işıtan Gündüz – Yazar, Çevirmen
İlhan Tomanbay - Prof. Dr. / Hacettepe Üniversitesi
İlker Belek - Doç. Dr. / Akdeniz Üniversitesi
İlknur Arslanoğlu - Hekim
İnci Beşpınar - Ataşehir Belediye Meclis üyesi
İnci Özgür İlhan - Doç. Dr. / Ankara Üniversitesi
İrfan Ertel - Ressam
İsmail İlknur - Müzisyen
İzge Günal - Prof. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Kaan Arslanoğlu - Edebiyatçı
Kadir Seçkin Bilgili - Avukat
Kadir Tüzün - İHD Eski Gaziantep Şube Başkanı
Kamil Kinkır - Birleşik Metal İş Sendikası Eski Genel Başkanı
Kamil Tekerek - Hekim
Kaya Güvenç - TMMOB Eski Genel Başkanı
Kemal Okuyan - Yazar
Kemal Ürgenç - Çizer
Korkut Boratav - İktisatçı, Yazar
Meftun Gürdallar – TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri
Mehdi Beşpınar - Eski Sendikacı
Mehmet İdacı - DTP Diyadin (Ağrı) Eski İlçe Başkanı)
Mehmet İnam - Gemici
Mehmet Özdoğan - Doç. Dr. / Çukurova Üniversitesi
Merdan Yanardağ – Gazeteci, Yazar
Mesut Odabaşı - Yazar
Metin Baştuğ - Prof. Dr. / Ankara Üniversitesi
Metin Coşkun, Tiyatrocu
Metin Çulhaoğlu - Yazar
Mine Gültepe - Emekli Eğitimci
Murat Akad - Yrd. Doç. Dr. / İstanbul Üniversitesi
Murat Beşer - Yazar
Murat Güreş - Gaziantep Hakimiyet Gazetesi Haber Müdürü
Murat Pabuç - Emekli Subay
Murat Selim Çepni - Yrd. Doç.Dr. / Kocaeli Üniversitesi
Mustafa Kemal Erdemol - Yazar
Mustafa Okan - Ressam
Mustafa Ziya Ülkenciler - Sinemacı, Sanat Yönetmeni
Necati Dedeoğlu - Prof. Dr. / Akdeniz Üniversitesi
Nejat Yavaşoğulları - Müzisyen
Neşe Özgen, Prof. Dr. / Okan Üniversitesi
Nezhun Gören – Prof. Dr. / Yıldız Üniversitesi
Nihat Ateş - Şair
Nihat Behram - Edebiyatçı, Yazar
Nilay Etiler – Doç. Dr. / Kocaeli Üniversitesi
Nurettin Abacıoğlu – Prof. Dr. / Gazi Üniversitesi
Oğuz Kavala - JM Küba Dostluk Derneği Başkanı
Orhan Aydın - Tiyatro Sanatçısı
Osman Çutsay - Gazeteci
Ozan Özgür -Yazar
Ömer Kavili - Avukat
Önder Atay - Bank-Sen Genel Başkanı
Özen Aşut - Doç. Dr.
Özgür Aydın - Doç. Dr. / Ankara Üniversitesi
Özgür Murat Büyük - Avukat
Özlem Şen - Avukat
Redife Kolçak - Peyzaj Mimarları Odası YK üyesi
Rıfat Okçabol - Prof. Dr. / Boğaziçi Üniversitesi
Sabahat Akkiraz - Müzisyen
Sabih Sorucu - Avukat
Sedef Sayar
Selim Yalçıner - Yazar
Selvi Eylem Arı - Gazeteci
Semiha Günal - Prof. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Semir Aslanyürek - Sinemacı
Serdar Koç - Hekim, Edebiyatçı
Serhan Poçan Everest Türkiye Takımı adına ekip lideri
Serhat Girgin - Makine Mühendisi
Serhat Tutumluer - Oyuncu
Serpil Güvenç - Araştırmacı, Yazar
Şaban Naldemir Atabey Meslek Yüksek Okulu
Şebnem Ünal - Müzisyen
Şerafettin Arun - TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyesi
Taner Kaya - Makine Mühendisi
Tevfik Çavdar, Yazar
Tevfik Özlüdemir – Harita ve Kadastro Müh. Odası İstanbul Şube Başkanı
Tolga Binbay - Yazar
Tuğrul Bal - Yazar
Tuğrul Keskin - Şair
Tuncay Çelen - Sendikacı, Yurtsever Cephe İşçi Birliği Yöneticisi
Turgay Ön - Tiyatro Sanatçısı
Turgut Dedeoğlu - Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı
Ufuk Karakoç - Müzisyen
Uğur Özdemir - İşçi
Üzeyir Korkmaz - Eczacı
Vecdi Dabanoğlu - Makina Mühendisi
Vedat Sakman - Müzisyen
Vedat Ulvi Aslan – Araştırma Görevlisi / Ankara Üniversitesi
Volkan Kavas, Öğretim Görevlisi, Sinemacı
Yalçın Cerit - Komünist Parti kurucusu
Yaşar Yılmaz - Mühendis
Yıldız Koç - Sendika uzmanı, Basın İş Sendikası
Yusuf Ziya Bahadınlı - Yazar
Yücel Demiral - Doç. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi
Yüksel Kılınç - Yayıncı (Yön Radyo Sahibi)
Zehra Gürdallar
Zeynep Güler – Yard. Doç. / İstanbul Üniversitesi
Zuhal Okuyan – Prof. Dr. / Dokuz Eylül Üniversitesi


Site Meter

25 Ekim 2009 Pazar

12 EYLÜL'Ü YAPANLARLA AÇILIMI YAPANLAR AYNI

Gerici politikalar halkın aptal ve karaktersiz olduğunu varsayar, ilerici politikalarsa akıllı ve erdemli… İlerici politika gütmenin zorluğu tam da buradadır. Unutkanlık ve günlük çıkar peşinde koşmak yaygın bir özelliktir.

Geçen hafta Çetin Altan’ın 12 Eylül darbesini nasıl açık açık desteklediğinin belgelerini sundum. Bugünün demokrasi havarileri Ahmet ve Mehmet kardeşler, babalarının darbeciliğini kullanarak bir yerlere geldiler. O dönem darbeye tavır almadılar. Aksine Ahmet Altan devrimcilere küfreden romanlar yazarak devletin, oligarşinin gözüne girdi.

Yandaş basından Refik Erduran’a değinelim bu hafta. Şimdi darbe karşıtı keskin bir demokrat. Ama o da 12 Eylül sonrası darbeyi desteklemiş, devrimcilere hakaretler yağdırmıştı. Sadece birkaç örnek:

“Sınırlarımızın içinde de askerler, yıllar yılı iç barış çağrıları yaparken, güvercinden kargaya kadar yüz çeşit kuş, her gün kartal rolüne çıkıp çevreyi kana bulamadı mı?” 4.11.1980 (Milliyet) “…toplumumuzu tatlı-sert bir yaklaşımla disipline sokma çabalarında bugünkü yöneticilerimize esen kaynağı olması dileğiyle...” 8.11.1980 “Bir yerde her gün yirmi-otuz kişi öldürülüyor. Zorbalık devletin kapısını zorluyorsa, gidişin durdurulmasıyla bir şeylerin kurtarılmış olacağı açıktır. Çünkü kapıya dayanmış çöküntü ve bölünme tehlikeleri uzaklaştırılıyor demektir.” 2.11.1980

İlk cümleye dikkat edin: Darbenin gerekçesi “KANI DURDURMAK”tı. Darbecilerin genel sloganıydı bu. Şimdiki de aynı değil mi? O gün darbeyi yapan ABD-AB ve işbirlikçileri şimdi de sivil darbe yapmıyorlar mı! Açılımın temel gerekçesi bu değil mi?

Bugünün “asker karşıtı!” Nazlı Ilıcak’ın darbeyi nasıl desteklediği Ece Temelkuran’la polemiğinde kamuoyuna yansımıştı geçmişte. Bugünün dinci-liberal iktidar yandaşlarının büyük çoğunluğu 12 Mart ve 12 Eylül’ü destekledi.

İyi iş: Önce ülkeyi kana bulayacaksın, sonra kanı durdurmak için proje sunacaksın. Yazarlar, okumuşlar da arkanda saf tutacak. Kim isteyebilir ki ölümleri!

Melih Aşık

Sevgili Melih Aşık da benim gibi TTB’nin kendini siyasi parti yerine koyan tutumuna tepki duyanlardan. AKP’nin sağlık politikalarına karşı tavrıysa TTB’nin en olumlu yanı. Geçen hafta TTB İstanbul’da miting yaptı. Bana göre hekim katılımı yönünden başarısız bir mitingdi. Yine de on bin kadar insan toplandı Kadıköy alanına. On bin kişi az sayı değil. Büyük medyada neredeyse hiç yer bulamadı miting haberi. Alışılmış tavır. Ender bahsedenlerden biri gene Melih Aşık.

Yorumunda bir de öneride bulunmuş medya ilgisizliğiyle ilgili olarak. Tabip Odası medyaya biraz daha çalışsa ilgi artardı demiş. Acaba öyle mi?

Öyle düşünemiyorum yazık ki. On bin değil, iki yüz kişiyle “açılım” veya Ermeni meselesinde bir toplantı yapılsaydı, büyük medyada çok daha fazla yer bulurdu. Neden?

Çünkü AKP’nin sağlıkta dönüşüm programı azgın piyasacı bir program, ABD-AB böyle bir programa karşıtlığı desteklemez. Ama öteki programlar tam da ABD-AB gündemi. Onları desteklerler.

Medya reklamlarla yaşayan bir kurum. Ne kadar sermaye, emperyalizm ve hükümet yanlısıysanız o kadar reklam alırsınız. Bu bakımdan büyük medya her bir doğruya karşı beş yalan söyler, söylemek zorundadır.

Melih Aşık gibiler istisnadır. Yorumcuların büyük çoğunluğu güce, paraya, rüzgara döner; işin kötüsü okur çoğunluğu da aynı karakteri taşıdığından fırıldakların fırıldaklığı göze batmaz. Yeterince para verin, bugünün iktidar yandaşlarının büyük çoğunluğuna “Leninizmin faziletlerini” anlattırabilirsiniz.

Açılım yalan fırtınasına dönüştü. Tablo son derece açık. ABD emirler veriyor, işbirlikçi güçler büyük projede kendi konumlarını güçlendirecek, rakipleri zayıflatacak yönde taktikler güdüyor. Yarış işbirlikçilik yarışı. Öne geçmeler, geride kalmalar, rüzgar kesmeler, arkadaşı için rakibi yormalar, dirsek atmalarla bir beş bin metre yarışı düşünün. Tablo gayet doğal. Ama bazı sosyalistlerin, aydınların, birincilikte hiçbir şansları bulunmadığı basit bir katılım belgesi için öndeki grubun ardından seyirtmeleri üzücü.

Sahi niye azaldı “asker vesayeti”, “MGK sultası” lafları. Sermaye yazarı için ordu, “büyük resme” uyum gösterdikçe hiçbir sorun yoktur. O zaman gerekirse darbe de yapabilir.

“Kanı durdurmak için olağanüstü yollara başvurulabilir.” Bildik darbeci slogan. “Ne olmuş ABD projesiyse, iyi bir şeyse neden karşı çıkalım?” Ya da “tecavüz kaçınılmazsa biraz demokrasi almaya bak!” O da darbeci aydınların beylik repliği. Katille doktor 12 Eylül’de aynı adamdı. Şimdi de aynı şahsın marifetlerini izliyoruz. Daha kaç kere ezilmemiz gerekiyor bunu anlatabilmemiz için?

(23.10.2009 tarihli sol.org.tr yazım)


Site Meter

16 Ekim 2009 Cuma

DEVRE GÖRE DARBE

DEĞERLİ DOSTLAR,
Haber.Sol.Org.Tr adresli sitede (Sol Günlük İnternet Gazetesi) 16.10.2009 tarihinde her devrin adamları Baba ve Oğul Altanlar hakkında çıkan yazımın ilk paragraflarını aşağıda yayımlıyorum. Devamı için ilgili siteye girilebilir. Sağ yanda kitapların altında Sol'un internet bağlantısı da bulunmakta. Oraya da tıklayabilirsiniz.

ALTAN KARDEŞLERİN KORKUNÇ TRAJEDİSİ

Ahmet ve Mehmet Altan kardeşlerden bazıları ölesiye nefret eder, bazıları da delicesine sever ikisini. Ne kadar kolay severiz insanları ve ne kadar kolay düşman kesiliriz. Peki, kin duyduğumuz şahsiyetlerin geçmişlerini, onları bugünkü hallerine getiren trajedileri kaçımız bilir, merak ederiz?

Ahmet Altan, darbenin fısıltısıyla, şakasıyla bile cinleri tepesine çıkan bir demokrasi aşığı. Mehmet’se 2. cumhuriyet akımının fikir babalarından. İkisi de modernizme karşı. İkisi de dinsel özgürlükten yana. İkisi de Kemalizmin hor gördüğü muhafazakar tabakaların sözcüsü. İkisi de öncü savaşçı, uzlaşmaz ve keskin...

İşte bu keskinliğin ardında klasik trajedinin başat meselesi yatıyor: Baba’ya karşı isyan!

Nasıl isyan etmesinler?

Çetin Altan ünlü bir aydın. 1980 darbesi öncesinde, sonrasında Milliyet’in en önemli yazarıydı. Gazetenin bugünkü liberal çizgisine bakmayın, ne devranlar döndükçe ulaştı o “özgürlükçü” noktaya. Milliyet gazetesi darbeyi destekledi. Hem de ne destek! Mamak’taki disiplini göklere çıkaran yazı dizileri mi istersiniz; sol aydınlar, örgütler hakkında paparazzilerinkileri yaya bırakacak uydurma haberler mi? Darbenin gerekliliğini öne çıkaran yorumlar mı, komutanlık demeçlerini yetersiz gören manşetler mi? (İlginç bir rastlantıdır ki, Mamak yazı dizisinde, “islah” edilen suçlular arasında şimdiki “darbeci” Doğu Perinçek ve bugünkü Milliyet yazarı Taha Akyol’un birlikte fotoğrafları geçer.)*


Site Meter